22.05.2016

mayıs sıkıntısı!

farkettim ki mayıs boyunca hiç film girdisi yapmamışım bloga.
aslında "haftada en az iki film, sınırsız çay festivalim" mayıs ayında da devam etti. lakin bazı filmleri yazacak kadar sevmedim bazılarını da ben yazmaya çok üşendim. yalan yok şimdi.

ama bugün, iç güveysinden hallice somurtan ve son derece gri duran bu pazar gününde mayıs ayında izlediğim ve aklımda kalan fimler için kısa cümlelerden kurulu bir merasim yapmak istedim.


Anklaget - 2005 Danimarka  :

izleyen her fani gibi ilk çağrıştırdığı film yine danimarka yapımı, (jagten2012) oldu. ister istemez bu iki filmi karşılaştırırken buldum kendimi. jagten açık ara öndeydi. filmin benim için tek güzel süprizi forbrydelsen dizisinin güzel dedektifi sofie grabol oldu. onun dışında sinirleriniz sağlamsa izleyin derim.

10 cloverfield lane -2016 abd :

tek mekanda, muhtemel düşük bütçe ile çekilmiş, oyunculukları gayet başarılı korku-dram-gizem karışımı bir film. bu filmde de zihinler ister istemez (room-2015) filmine bir gitti geldi şöyle. aslında filmin finaline kadar her şey iyiydi. finalde kolaycılığa kaçmışlar sanki. bu muydu yani dedim. daha güzel bir finali hak ediyor film. tabi hepsi bana göre. sizi bilemem.


the invation - 2015 abd :

buraya yazıp yazmamakta kararsız kaldığım film. ama seyredilmiş, seyredilmiştir. yine tek mekan, psikolojik-gerilim türü bir film. şimdi kesin bir şey olacak hissini hep tetikte tutan, sonunda da pek bir numarası olmayan benzer tarzda pek çok filminden sadece biri. 

kraftidioten - 2015 norveç/isveç :

iskandinav filmlerini ayrı severim. bu film peki? çok sevdiğim diğer kuzey filmleri gibi değildi. bir intikam filmi. izlerken tarantino çekseymiş bu kadar olurdu dedim. o kadar söyleyeyim.

waking ned devine - 1998 ingiltere :

tam çekirdek çitlemelik film. ingilizlerin kendi has mizah anlayışı ile ama başarıyla ilerleyen komik, eğlenceli bir film. ha unutmadan; irlanda kırsalına, yeşilliğe, doğaya hayranlık duymamak elde değil.