16.10.2017

bir kaç iyi film

wind river (2017) :


sert bir film. hem iklimsel hem kurgusal anlamda. fakat tüm sertliğine rağmen çok da duygusal aynı zamanda. neredeyse tamamı bembeyaz karlar içinde geçen bu suç ve gizem filmi bu yönüyle buram buram fargo’yu çağrıştırsa da kendine has bir işleyişi var.
fargo çağrışımını söylemişken şirketin güvenlik elemanlarıyla polislerin çatışma sahnesi olağanüstüydü. tabi ki tarantino amca geldi hemen hatırımıza bu sahnede de. yine başta da söylediğim gibi aşırı duygusal sahneler gözlerinizi buğulandırabilir. öyle dram yüklü.
kurgusu, son ana kadar merakınızı teyakkuz halinde tutan akıcı senaryosu ile sağlam bir film olmuş. imdb 8/10 vermiş. ben yarım puan daha artırıp 8,5 verdim helalinden.
.
.
la giusta distanza (2007)

                     
po nehri kıyısında italyanca bir aşk hikayesi.
küçük bir kasaba. gazeteciliğe hevesli platonik aşık 18'lik giovanni. tunuslu hasan. ve güzel mara. naif hikayemizin baş kahramanları.
film, ferzan özpetek filmlerinin sıcaklığında ve yine aynı naiflikte ağır ama hissettirerek ilerliyor. filmin sonlarında hasan'ın mahkemedeki inatçılığı hafiften camus'nun yabancı'sını çağrıştırması. idealist giovanni'nin dinozor avukata 'meslek dersi' vermesi, filmin başında mara'yı getiren otobüsün nehir manzarası eşliğinde yılanvari kıvrılışı dimağda kalan diğer ayrıntılar.
son tahlilde imdb puanı 7/10.  haklı bir puan kanımca.

atomic blonde (2017) :




doğrusu biraz charlize theron, biraz da pazartesi sendromuna saatler kala kafa dağıtmak için izledim. umduğundan iyi çıktı. sıkılmadan, keyifle izledim. casusluk filmlerini sevenler önden buyursun. charlize abla'nın oyunculuğuna zaten diyecek kelamımız yok. ama yakın dövüş sahnelerindeki performansı da oldukça etkileyiciydi.
filmdeki tek eleştirim; beklenmedik finaldeki slow motion çekim. hani olmasaymış iyiymiş. 

13.08.2017

the dancer upstairs (2002)

        

herkese istediklerini vermeye çalışırken sahip olduğunuz her şeyi tüketirsiniz.

bir 'con malkoviç' filmi diye başlıyor açılış sahnemiz. neşeli bir latin müziği. ardından ve kasetten mütemadiyen konuşan bir kadın efekti.

mevzuyu anlayana kadar bir süre geçmesini beklediğimiz, javier bardem'i sakalsız gördüğümüz nadir filmlerinden biri. üstelik bıyıklı. eski bir avukat yeni polis şefi rolünde. romantizm soslu, politik bir polisiye. tempo bir an olsun düşmüyor. hem güzel yüzlü yolanda abla da var filmde. ama ve lakin bu tarz filmleri en iyi, en gerçekçi danimarkalılar yapıyor. bunu bilir bunu söylerim.
haa film kötü mü? kesinlikle değil.
oturun soluksuz izleyin.
evet.

12.08.2017

kasap havası (2016)


parçalanmış, ekseninden kaymış, kaybolmuş hayatlar. yanlış parçalarla tamamlanmaya çalışılan.
toplum baskısı. birey başkaldırısı.
taksici ahmet. terzi leyla. mahallenin kızı hülya.
mütemadiyen konuşan anneler. çemberin içindekiler. ve dışına çıkmaya çalışanlar.
şehr-i istanbul manzaraları.güzel müzikler.
başarılı, hissettiren oyunculuklar. (inanç konukçuymuş. behzat kom'serin hayaleti!)
ezcümle; kader ile ağır roman'a göz kırpan gerçekçi bir yerli drama.
evet böyle.




29.07.2017

gifted (2017)

leon sevgi filmiyse bu ne? yahut bu sevgi filmiyse leon ne? ya da böyle tatlı film mi olur?
olur. olur. bal gibi olur.
hem o değil de dünyanın en güzel kedisini bu film de oynatmışlar.


fred en az baş dahimiz  mary kadar tatlıydı.

öyle kasmadan, direk duygulara yönelip yiyeceğinizi, içeceğinizi (bazılarınız  mendilinizi) alın izleyin. isteyen arada toplumsal mesajlarını yine alır. mantık ve senaryo hatalarına yine takılır. ama filmin duygusundan mahrum kalırsınız. yazık olur. ki öyle güzel bir film. öyle de duygusal.

son tahlilde ; cumartesi gecesi, şöyle eğlenceli, duygulu, 'vurdulu, kırdılı'  hoş bir film derseniz. bu film derim. başka da bir şey demem.
evet.

27.06.2017

up for Love (2016)

bayramlık bir fransız romantiği ve komiği. hani böyle ev baklavası, anne sarması gibi hafif. doyurucu, keyifli ve lezzetli bir film. ne vakittir böyle eğlenceli bir film izlememiştim.
'amaann yine mi romantik komedi klişesi' demeyin. bir şans verin. pişman olmazsanız!

zengin-fakir, güzel-çirkin gibi ikili ilişkilerdeki tezatlık üzerinden yürüyen klasik filmlerin ekseninde ama farklı bir kulvardan koşan film.
başarılı ve güzel avukat diane ile ondan yaklaşık 40 cm kısa olan eğlenceli mimar alexandre'ın aşk-ı mevzu.




çiftimiz her aşkın geçtiği sıkıntılı evreleri geçerken çocukluğumuzda beynimize bir paket halinde yerleştirilen, düşünce ve hayallerimizi şekillendiren kalıplara da selam çakıp her filmin olmazsa olmazı mesaj kaygımızı da bir güzel gideriyor.

fransızcanın zaten ayrı bir hava kattığı filmin müzikleri de en az oyunculukları kadar başarılı bence. mutlu sonla bittiği için mi nedir bilinmez ama en sondaki şarkıyı da özellikle sevdim.
evet.
bu şarkı..