3.07.2016

demolition - 2015

ne vakittir böyle bir film izlememiştim.
çok acayip. çok sayko. çok eğlenceli. çok düşünceli. çok çok çook  bişi.
.
konusu hiç benzemiyor ama bende eternal sunshine of the spotless mind tadı bıraktı. neden bilmem? belki jake gyllenhaal'ı jim carrey ile özdeşleştirdiğim için. bilemiyorum.
.
amerikalıların böyle bi film yaptığına inanmak güç. hani daha çok kuzey avrupalılardan beklerdim. ama yankilerden. dedim ya bilemiyorum. gerçi kuzey avrupalı gibi başlayıp yine amerikalı gibi bitirdiler. ama olmuş.
.
çarpıcı. kışkırtıcı.
.


başrol oyuncumuz o canım evi parçalarken, her şeyi yıkarken insan hırslanıyor, aynısını kendi evine falan yapmak istiyor. en azından lüzumsuz bir sürü eşyayı atmak üç artı biri  bir artı sıfıra indirgemek istiyor. dibe vurmadan, sıfırlamadan yüzeye çıkılmıyor. bunu da söylüyor filmimiz.
asla kendimiz olmadığımızı yüzümüze tokat gibi vuruyor. hep şikayet edip mantıklı mazeretler üreten araftaki ruhlara solo yapan bir film ayrıca.
.
bu arada öğrendim ki;  c.r.a.z.y   filmini de bu çılgın yönetmen yapmış.
.
filmdeki esas sorumuz ; gerçekten ne istiyorum?
cevabı bulabilenlere, bulduktan sonra dürüstçe o yoldan gidebilenlere selam olsun. gidemeyenlere sabır, gitmek isteyenlere güç ve cesaret versin rabbim. amin.
.
belki subjektif davranıp çok abartıyor da olabilirim. ama film biter bitmez. tembelliği bırakıp pcyi açtım. aklıma ilk gelenleri yazmaya başladım. elbette ki sayın bayım ve siz çok değerli hanımefendi mantık, kurgu, ışık, resim bir sürü hata da bulabilirsin filmde. ama özünü alıyorsan. iki dakika durup düşünüyorsan. film görevini başarıyla tamamlamış demektir.
.
öyle yani.