3.12.2016

Son of the Bride (El Hijo de la Novia) 2001



biraz big fish , biraz  life is beautiful.
hastası olduğum iki lisan.
biraz italyanca. biraz ispanyolca.
harika bir film.
alışagelmiş, bilindik bir konu. lakin anlatım, oyunculuk harika.
bu sonbaharla karışık kış günlerinde içimizi ısıtan sıcacık bir film.
mutlu sonlara film dahi olsa inanmaz bilakis sevmezdim.
ama bu film sevdiriyor. vallahi sevdiriyor.
son tahlilde ben çok sevdim. sevgilim izleyici.
umarım sen de seversin.
.
* dozunda ve yerinde ince esprilerle kıvamı yerine gelen film adeta "dünya düzeni" dersiyle başlıyor. yani diyor ki "ölene kadar mokoko"
.

-her zaman bir kriz vardır. bu enflasyon değil. bu resesyon, IMF yahut halk cephesi. bizi her şekilde, sağlı sollu düzerler. bundan kaçış yoktur.



* alzheimer hastası annenin şiiri de ayrı bir ders!


- çiçekleri sevmeyen kuşları da sevemez. müzikten de hoşlanmaz güzel sözlerden de. ozanın şarkısını duymazlar. 70 balkon var. tek bir gonca yok.



* hayallerimizi gerçekleştirmeyi hep bir şarta bağlarız ya hani. emekli olayım, param olsun, çocuklar büyüsün. hede hödö. ama işte gün gelir hiç beklediğimiz bir şey gelir başınıza. o zaman biraz aydınlanırız! rafael abimiz de tam da böyle bir şey yaşar ve anlatır sevdiceğine....


- tek bir hayalim var. 20 yıl önce bir sürü vardı. şimdi bir tane. bütün hayallerimden vazgeçtim. birini muhafaza ettim. ama o da gerçekleşmeyecek.
-peki nedir hayalin?
- her şeyi bırakıp gitmek.